Haberler

Devlet destekli tarım sigortasında hedefler belirlendi. TARSİM Genel Müdürü Bülent Bora, orta vadede tarımsal değerin yüzde 10'unu, uzun vadede de yüzde 20'sini sigortalamayı hedeflediklerini belirterek 'Çiftçi sayısında da Bakanımız Mehdi Eker'in koyduğu, 2013'te 5 çiftçiden birini sigortalayalım şeklinde bir hedefi var' dedi.
 
Bugüne kadar yazılarımda devlet destekli tarım sigortasına birçok defalar yer verdim. Hemen hemen hepsinde de bu alandaki gelişmeyi ay ve ay okuyucularla paylaştım. Ama dikkat ettiğim ve gözden kaçırdığım bir konu oldu: Tarım sigortasındaki hedefler. Daha açık bir anlatımla 2006 yılının ortalarında uygulamaya giren devlet destekli tarım sigortasında uzun vadeli hedefler neydi?
Geçenlerde Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) Genel Müdürü Bülent Bora ile tarım sigortası üzerine sohbet ederken konu, hedeflerden de açıldı.


Bülent Bora, konuşmasında biraz tedbirli davranıyor ve sistemin henüz üçüncü yılını doldurduğunu belirtip, devlet destekli tarım sigortasının ülke genelinde tanındıkça çiftçiler tarafından da rağbet görmeye başladığını söylüyor. Bora, "Çok güzel ve çağdaş bir sistem. Dünyada da örnekleri az. Ülkemizin sigortaya olan bakışını düşündükçe, sistem iyi bilindikçe rağbet görüp, yaygınlaşacak" diyor.
Bugüne kadar, yani üç yıl içinde, toplam tarımsal varlığımızın 2 milyar TL'si sigortalanmış durumda. Bülent Bora'ya, toplam değeri soruyorum. Türkiye'nin bitkisel üretiminin 50 milyar TL olduğunu söylüyor. Ardından da bunun hepsinin sigortalanmasının imkânsız olduğunu ekliyor.
Bülent Bora, TARSİM olarak sigortalanabilir değerin yüzde 10'u veya sigortalanabilir alanların yüzde 10'u gibi bir hedef koyduklarını vurguluyor ve "Bu orta vadeli bir hedef. Uzun vadede yüzde 20'ye çıkmayı hedefliyoruz ki, bu büyük bir rakam" diyor. 
 
125 bin çiftçi sigortalandı
Bülent Bora'dan öğrendiğime göre her geçen gün sigorta yaptıran çiftçi sayısı artıyor. Mesela, mayıs sonu itibariyle 259 bin poliçe satılmış ve bu, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 10 artış anlamına geliyor.
Bu arada Bülent Bora, ilginç bir konuya daha dikkat çekiyor: "Biz sigortaladığımız süt sığırlarını adet olarak takip ediyoruz. Mayıs ayında 45 bin 800'e ulaşmış durumda ki, bu da yüzde 59'luk bir artış anlamına geliyor."
Bülent Bora'nın belirttiği 259 bin poliçe sayısı dikkatimi çekiyor. Bunun 259 bin çiftçi anlamına gelip gelmediğini soruyorum.
"Bazı üreticilerin bir poliçesi varsa, bazılarının 3-4 poliçesi olabiliyor. Dolayısıyla poliçe sayısını 2 ya da 2.5'e bölmek gerekiyor. Bu da bize 100 bin, 125 bin civarında üreticinin sigortalandığını gösteriyor. Ama biliyorsunuz biz sadece çiftçi kayıt sistemine kayıtlı çiftçileri sigortalıyoruz. Kayıtlı çiftçi sayısı ise 2.7 milyon. Fakat bunların içinde kaydını güncellemeyen çok sayıda çiftçi mevcut. Güncel kayıt olmadığı zaman da sigorta yapamıyoruz. Tamamen Tarım Bakanlığı'nın çiftçi kayıt sistemine entegre olduğumuz için ancak o kanaldan sigorta yapabiliyoruz."


TARSİM, dünyada 4'üncü
Bülent Bora, sigortalılık hedefi konusunda da Tarım Bakanı Mehdi Eker'in koyduğu hedefi hatırlatıyor: "Çiftçi sayısında bakanımızın koyduğu bir hedef var. '2013'te 5 çiftçiden birini sigortalayalım' şeklinde bir hedef."
Bülent Bora'ya göre bu yüksek bir hedef ama yaklaşılabilir de. Başka ülke uygulamalarını yakından takip ettiklerini belirten Bora, kurum bazında tarım sigortası büyüklüğünde dünyada dördüncü olduklarına dikkat çekiyor. Ardından da şunları söylüyor:
"Birincisi İspanya. Orada da bizim benzerimiz bir sigorta havuzu var. İşin ilginci İspanya'da bu havuz sistemi 30'uncu yılını dolduruyor ve 750 milyon euro gibi bir prim hacmine sahip. Biz ise daha üçüncü yılımızdayız. Dünyada ikinci kurum ise Fransa'da. Ardından da İtalya geliyor."


TARSİM'in dünyada dördüncü kurum olduğunu öğrenince, detayını merak ediyorum. Bülent Bora, tarım sigortasının diğer sigorta branşları gibi olmadığını ve son derece kısıtlı ve zor yapılan bir sigorta dalı olduğunu belirtiyor. O nedenle de birçok ülkede yokmuş.
Bora, Almanya'dan örnek veriyor ve sadece dolu sigortasına karşı özel sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdiğinin altını çiziyor. Almanya'da 3-4 şirket tarım sigortası alanında faaliyet gösteriyormuş. Fransa'da ise tek bir şirket varmış ve o da sadece dolu sigortası ile uğraşıyormuş.


Devlet-özel sektör işbirliği
Bülent Bora, fırtına ve don gibi afetlere karşı sigorta yapabilmenin ancak devlet-özel sektör işbirliği ile mümkün olabildiğine değiniyor ve "ABD'de de örneği var. Bizim ise örnek aldığımız model İspanya. Orada da diğer afetlere karşı sigorta yapabiliyorsunuz ve o sayede çiftçinin katılımı artabiliyor. Sadece dolu sigortası olduğu vakit o zaman belirli ürünlerle ve belirli bölgelerde sınırlı kalıyorsunuz. O nedenle kurum olarak 4'üncü olmamız iyi bir gelişme. Avrupa'da tarım sigortası yapan şirketleri toplasanız belki de 30-40'ı geçmez" şeklinde konuşuyor.
TARSİM Genel Müdürü Bülent Bora ile yaptığımız sohbet böyle. Görünen o ki, devlet destekli tarım sigortasında hedefler yüksek belirlenmiş. Çıtayı yüksek tutan da Tarım Bakanlığı. Peki; orta vadede tarımsal değerin yüzde 10'unu, uzun vadede de yüzde 20'sini sigortalamak ve 2013'te 5 çiftçiden birinin sigorta yaptırması ne kadar gerçekleşebilir hedefler? Kimse alınıp, gücenmesin ama bugüne baktığımda, bunun üzerine çiftçimizin sigortaya olan yaklaşımını da eklediğimde bana pek de olabilir gelmiyor. Ama zaman gösterecek.
kaynak:




Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, ''çiftçiden buğdayı 40 kuruşun altında alan tüccarın elindeki buğdayı Kasım ayında en az 53 kuruştan Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) satacağını'' savunarak, hükümetin çiftçinin mağduriyetini giderecek çözümler geliştirmesini istedi.


Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, yazılı açıklamasında, 2008 güz, 2009 kış ve bahar yağışlarının normal hatta normalin üzerinde seyrettiğini, yer yer sarı pas hastalığı görülse de buğday ekim alanları arttığı için bu yıl 20,5 milyon ton buğday rekoltesi beklediklerini belirtti.


''Kuraklığın yaşandığı 2007 yılında TMO dolayısıyla hükümetin bu noktada regüle edici görevini yapamadığını'' öne süren Kiraz, her yıl ortalama 1,5-2 milyon ton buğday alan TMO'nun 2007'de sadece 122 bin ton buğday aldığını, 2008'de hemen hemen hiç buğday almadığını'' iddia etti.
Açıklamasında, 4 Haziran 2009'da yayınladıkları basın bildirisinde ''1. grup Anadolu kırmızı ekmeklik sert buğday için kilogram fiyatı en düşük 57,5 kuruş olmalı ve TMO bu fiyatın altında alım yapmamalıdır'' dediklerini anlatan Kiraz, şöyle devam etti:


''Tarım ve Köyişleri Bakanlığı TMO aracılığıyla haziran, temmuz ve ağustos dönemlerinde baş fiyat olarak buğday fiyatını kilograma 50 kuruş açıklamıştı. Ancak tüccara tohum, gübre ve avans borcu olan çiftçi mağdur olmaktadır. Çiftçi mecburen buğdayını borcunun olduğu tüccara 40 kuruşun altında vermekte ve zarar etmektedir.


Bilindiği üzere TMO AB uyum kriterleri çerçevesinde 1 Kasım'dan itibaren tüccardan da buğday alacak. Çiftçiden buğdayı 40 kuruşun altında alan tüccar elindeki buğdayı Kasım ayında en az 53 kuruştan TMO'ya satacak.''
Çiftçinin durumunun çok kötü olduğunu ifade eden Kiraz, hükümetin çiftçinin mağduriyetini giderecek çözümler, politikalar geliştirmesini, TMO'nun piyasaya daha aktif ve etkin girmesi, prim miktarının artırılması, tarım sektörünü iyileştirici ekonomik önlem paketi açıklanması gibi tedbirler alınmasını istedi.




kuyruk milli traktör tipi su pompaları kademeli tip yatay emişli su pompaları çok kademeli pompalar değişik devirli su norm serisi pompalar tonajlı pompalar 1000 ton /saat den 2000 ton / saat e kadar değişik yüksekliklere su basabilen su pompa ları santrifuj su pompa ları



Anket
 
 

kuyruk milli traktör tipi su pompaları kademeli tip yatay emişli su pompaları çok kademeli pompalar değişik devirli su norm serisi pompalar tonajlı pompalar 1000 ton /saat den 2000 ton / saat e kadar değişik yüksekliklere su basabilen su pompa ları santrifuj su pompa ları

 
 
   
Adres :
İvedik OSB 666. sok. no:30 İvedik/ANKARA
Tel: +90 312 395 12 33
Faks:+90 312 395 42 30
misan@misanpompa.com

© 2007 trfil.net. All rights reserved.